kişisel verilerin korunması etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kişisel verilerin korunması etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Nisan 2015

6639 SAYILI TORBA ile DEĞİŞEN 5651 sk, 5809 sk...

15 Nisan 2015, Çarşamba tarih ve 29327 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6639 sayılı torbadan çıkanlardan... 


5651 sayılı kanun!

MADDE 29 – 4/5/2007 tarihli ve 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanuna 8 inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.

“Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi

MADDE 8/A – (1) Yaşam hakkı ile kişilerin can ve mal güvenliğinin korunması, millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi veya genel sağlığın korunması sebeplerinden bir veya bir kaçına bağlı olarak hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, Başbakanlık veya millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi veya genel sağlığın korunması ile ilgili bakanlıkların talebi üzerine Başkanlık tarafından internet ortamında yer alan yayınla ilgili olarak içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararı verilebilir. Karar, Başkanlık tarafından derhâl erişim sağlayıcılara ve ilgili içerik ve yer sağlayıcılara bildirilir. İçerik çıkartılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının gereği, derhâl ve en geç kararın bildirilmesi anından itibaren dört saat içinde yerine getirilir.

(2) Başbakanlık veya ilgili Bakanlıkların talebi üzerine Başkanlık tarafından verilen içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararı, Başkanlık tarafından, yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkiminin onayına sunulur. Hâkim, kararını kırk sekiz saat içinde açıklar; aksi hâlde, karar kendiliğinden kalkar.

(3) Bu madde kapsamında verilen erişimin engellenmesi kararları, ihlalin gerçekleştiği yayın, kısım, bölüm ile ilgili olarak (URL, vb. şeklinde) içeriğe erişimin engellenmesi yöntemiyle verilir. Ancak, teknik olarak ihlale ilişkin içeriğe erişimin engellenmesi yapılamadığı veya ilgili içeriğe erişimin engellenmesi yoluyla ihlalin önlenemediği durumlarda, internet sitesinin tümüne yönelik olarak erişimin engellenmesi kararı verilebilir.

(4) Bu madde kapsamındaki suça konu internet içeriklerini oluşturan ve yayanlar hakkında Başkanlık tarafından, Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulur. Bu suçların faillerine ulaşmak için gerekli olan bilgiler içerik, yer ve erişim sağlayıcılar tarafından hâkim kararı üzerine adli mercilere verilir. Bu bilgileri vermeyen içerik, yer ve erişim sağlayıcıların sorumluları, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, üç bin günden on bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.

(5) Bu madde uyarınca verilen içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının gereğini yerine getirmeyen erişim sağlayıcılar ile ilgili içerik ve yer sağlayıcılara elli bin Türk lirasından beş yüz bin Türk lirasına kadar idari para cezası verilir.”

MADDE 30 – 5651 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “mevcut internet servis sağlayıcıları” ibaresi “bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla abonesi bulunan mevcut internet servis sağlayıcıları” şeklinde değiştirilmiştir.


5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu

MADDE 31 – 5/11/2008 tarihli ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir.

“ı) Ulusal kamu entegre veri merkezlerine yönelik politika, strateji ve hedefleri belirlemek, eylem planlarını hazırlamak, eylem planlarını izlemek, e-Devlet hizmetlerinde kullanılan verilerin ve sistemlerin barındırıldığı veri merkezlerini kamu entegre veri merkezlerinde toplamak amacıyla verilerin transferi de dahil gerekli altyapıları kurmak, kurdurmak, işletmek, işlettirmek ve tüm bu faaliyetlere yönelik uygulama usul ve esaslarını belirlemek, kurulum, uygulama ve işletim süreçlerini planlamak, yürütmek ve koordine etmek.”

MADDE 32 – 5809 sayılı Kanunun Anayasa Mahkemesince iptal edilen 51 inci maddesi aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.

“Kişisel verilerin işlenmesi ve gizliliğin korunması

MADDE 51 – (1) Kişisel verilerin işlenmesinde; hukuka ve dürüstlük kurallarına uygun olması, doğru ve gerektiğinde güncel olması, belirli, açık ve meşru amaçlar için işlenmesi, işlendikleri amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olması ile işlendikleri amaç için gerekli olan süre kadar muhafaza edilmesi ilkelerine uyulur.

(2) Elektronik haberleşmenin ve ilgili trafik verisinin gizliliği esas olup, ilgili mevzuatın ve yargı kararlarının öngördüğü durumlar haricinde, haberleşmeye taraf olanların tamamının rızası olmaksızın haberleşmenin dinlenmesi, kaydedilmesi, saklanması, kesilmesi ve takip edilmesi yasaktır.

(3) Elektronik haberleşme şebekeleri, haberleşmenin sağlanması dışında abonelerin/kullanıcıların terminal cihazlarında bilgi saklamak veya saklanan bilgilere erişim sağlamak amacıyla işletmeciler tarafından ancak ilgili abonelerin/kullanıcıların verilerin işlenmesi hakkında açık ve kapsamlı olarak bilgilendirilmeleri ve açık rızalarının alınması kaydıyla kullanılabilir.

(4) İşletmeciler şebekelerinin, abonelerine/kullanıcılarına ait kişisel verilerin ve sundukları hizmetlerin güvenliğini sağlamak amacıyla uygun teknik ve idari tedbirleri alır.

(5) Bu Kanunun 49 uncu maddesi kapsamında veya kamu yararının sağlanması amacıyla Kurum tarafından işletmecilere getirilen yükümlülüklerin yerine getirilebilmesi için kişisel veriler işlenebilir.

(6) Kişisel verilerin yurt dışına aktarılmasına ilişkin ilgili mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla, trafik ve konum verileri ancak ilgili kişilerin açık rızaları alınmak koşuluyla yurt dışına aktarılabilir.

(7) Trafik verileri; trafiğin yönetimi, arabağlantı, faturalama, usulsüzlük/dolandırıcılık tespitleri ve benzeri işlemleri gerçekleştirmek veya tüketici şikâyetleri ile arabağlantı ve faturalama anlaşmazlıkları başta olmak üzere, uzlaşmazlıkların çözümü amacıyla sadece işletmeci tarafından yetkilendirilen kişilerle sınırlı kalmak kaydıyla işlenir ve bu uzlaşmazlıkların çözüm süreci tamamlanıncaya kadar gizliliği ve bütünlüğü sağlanarak saklanır. Katma değerli elektronik haberleşme hizmetlerinin sunulması ya da elektronik haberleşme hizmetlerinin pazarlanması amacıyla ihtiyaç duyulan trafik verileri ile konum verileri anonim hâle getirilerek veya ilgili abonelerin/kullanıcıların açık rızalarının alınması ve sadece işletmeci tarafından yetkilendirilen kişilerle sınırlı kalmak kaydıyla, belirtilen faaliyetlerin gerektirdiği ölçü ve sürede işlenebilir.

(8) İşletmeciler konum verilerinin işlenmesinde abonelere/kullanıcılara bu verilerin işlenmesini reddetme imkânı sağlar. İlgili mevzuatın ve yargı kararlarının öngördüğü durumlar haricinde ancak acil yardım çağrıları ile 29/5/2009 tarihli ve 5902 sayılı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunda tanımlanan afet ve acil durum hâllerinde abonelerin/kullanıcıların açık rızası aranmaksızın konum verileri ve ilgili kişilerin kimlik bilgileri işletmeci tarafından yetkilendirilen kişilerle sınırlı olmak kaydıyla işlenebilir.

(9) Abone/kullanıcı şikâyetlerinin incelenmesi ve denetim faaliyetleri kapsamında trafik ve konum verileri ile kişisel veriler, belirtilen faaliyetlerle sınırlı olmak kaydıyla işlenebilir.

(10) Bu Kanun kapsamında sunulan hizmetlere ilişkin olarak;
a) Soruşturma, inceleme, denetleme veya uzlaşmazlığa konu olan kişisel veriler ilgili süreç tamamlanıncaya kadar,
b) Kişisel verilere ve ilişkili diğer sistemlere yapılan erişimlere ilişkin işlem kayıtları iki yıl,
c) Kişisel verilerin işlenmesine yönelik abonelerin/kullanıcıların rızalarını gösteren kayıtlar asgari olarak abonelik süresince,
saklanır. Veri kategorileri ile haberleşmenin yapıldığı tarihten itibaren bir yıldan az ve iki yıldan fazla olmamak üzere verilerin saklanma süreleri yönetmelikle belirlenir.

(11) İşletmeciler, tahsilata ilişkin riskin yönetilmesi ve kötü niyetli kullanımların önlenmesi amacıyla abonelerin elektronik haberleşme hizmetlerine yönelik fatura tutarı ve ödeme bilgilerini diğer işletmecilerle paylaşabilir veya işleyebilir.

(12) Bu Kanun kapsamında kişisel verilerin gizliliğinin, güvenliğinin ve amacı doğrultusunda kullanılmasının temininden işletmeciler sorumludur.

(13) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Kurum tarafından belirlenir.”

Elektrik Piyasası Kanunu

MADDE 18 – 14/3/2013 tarihli ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“Dağıtım sistemindeki kayıpların azaltılmasına ilişkin tedbirler

GEÇİCİ MADDE 18 – (1) 1/1/2016 tarihine kadar, teknik ve teknik olmayan kayıplarının oranı ülke ortalamasının üzerinde olan dağıtım bölgelerinde, diğer dağıtım bölgelerinden farklı düzenlemeler yapılmasına, hedef kayıp-kaçak oranlarının bir önceki yılın gerçekleşmeleri dikkate alınarak ve sonraki uygulama dönemleri de dâhil olmak üzere yeniden belirlenmesine Kurul yetkilidir.”
* * * * * * *

İlk tepkilerden biri: AYM'ne iptal davası

27 Mart 2015

Leave Facebook if you don't want to be spied on, warns EU | Technology | The Guardian

“You might consider closing your Facebook account, if you have one,” Schima told attorney general Yves Bot in a hearing of the case at the European court of justice in Luxembourg...

Leave Facebook if you don't want to be spied on, warns EU | Technology | The Guardian


22 Temmuz 2014

21 TEMMUZ 2014: Av. SERHAT KOÇ ile 5651 S. KANUN'DAN SONRA DURUM ve TÜRKİYE KORSAN PARTİSİ

Açık Radyo, FM 94.9 "Bilgi Çağının Hukuku" Programı 
Yayin Tarihi: 21 Temmuz 2014, Pazartesi
Yayin Saati: 10.30 -11.00
Konu: 5651 sayılı kanundan sonra TR'de Internet ve Hukuk, Korsan Parti Türkiye, Wikileaks
Konuk: Av. Serhat Koç
Hazırlayıp Sunanlar: Avniye Tansug - Murat Lostar
Yayın Kopyası:  

11 Temmuz 2013

478 Sayılı TORBA KANUN'LA İLGİLİ OLARAK...

TBMM 24. Yasama Dönemi, 3. Yasama Yılı, 478 sıra sayılı teklif...
Gerekçeler, Görüşmeler, Muhalefet Şerhleri bir arada:
http://wwwmm.gov.tr/sirasayi/donem24/yil01/ss478.pdf

"Niğde Milletvekili Alpaslan Kavaklıoğlu ve Zonguldak Milletvekili Özcan Ulupınar ile 100 Milletvekilinin; Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ve Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporları"
(2/1613, 1/778) 

Muhalefet Şerhlerinden:
İMAR KANUNU
..."Bu gelişmeler üzerine Hükümet, 648 sayılı KHK ile elde edilemeyen bu yetkileri almak üzere Anayasa Mahkemesinin iptal kararı aldığı ve yukarıda açıkladığımız düzenlemeleri kanunla elde etmek amacıyla Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısını (l/778)’nın içerisine yerleştirmiştir. TBMM Başkanlığı Plan ve Bütçe Komisyonuna gelen kanun tasarısı Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonuna Tali Komisyon olarak havale edilmiştir.
Denetimsiz Yapılaşmanın Sınırları Genişletiliyor
2001 yılında Yapı Denetimi Yasasının yasalaşma sürecinde ve sonrasında TMMOB ve bağlı Odalar olarak dile getirdiğimiz, mesleki yeterlilik, eğitim, belgelendirme, izlenebilirlik, denetim mekanizmasının etkin ve yaygın olmasının gerekliliği ile kamu yapılarının denetim dışı kalması gibi çok önemli eksiklikler gerek uygulamada gerekse mevzuat değişiklikleriyle ne yazık ki sistematik hale gelmektedir.
648 sayılı KHK ile 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunun 1. Maddesinin ikinci fıkrası değiştirilmiştir. Görüldüğü üzere yasanın denetim kapsamı daraltılmış ve bu doğrultuda denetimsiz yapılaşmanın sınırları genişletilmiştir. Yapı Denetimi Yasasının önceki halinde, TMMOB, diğer ilgili Odaların ve Yapı Denetim Şirketleri Birliği’nin karşı çıkmalarına karşın, kamuya ait yapı ve tesisler ile köy yerleşim alanlarında yapılan konutlar ile 200 m2’yi geçmeyen yapılar denetim dışı bırakılırken, yapılan son değişiklikle bu denetimsizliğe (c) ve (d) bentlerinde belirtilen yapılaşmalar da denetim dışı bırakılmıştır." 
Aynı düzenleme içinde, Turizmi Teşvik Kanunu uyarınca ilan edilen turizm merkezleri ile kültür ve turizm gelişim bölgeleri kapsamında kalan kısımlarının da Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yatırımcılara tahsis edilmesinin de önü açılmış, bir başka büyük talan süreci başlatılmıştır. Bütün olarak bakıldığında madde kapsamında yapılan düzenlemeler, Türkiye’nin meralarının ve yaylalarının yapılaşmalarla “yasa destekli” talan edilmesinin en önemli adımı olarak görünmektedir.

Haluk Eyidoğan
İstanbul
Yıldıray Sapan
Antalya
Sakine Öz
Manisa
Doğan Şafak
Niğde
İdris Yıldız
Ordu
Ahmet İhsan Kalkavan
Samsun 

Sayfa 55-56

BİLGİ EDİNME HAKKI KANUNU
..Kanun Teklifinin 44. maddesi ile Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığında önlisans, lisans ve lisansüstü diploma programlarına kayıtlı öğrencilerin sınav hizmetlerine yönelik geçici işlerde kısmi zamanlı olarak çalıştırılabilmesi ve ÖSYM tarafından uygulanan sınavlara ait soru ve cevapların 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamı dışına çıkarılması öngörülmektedir. Bu düzenlemeler yanlış ve hukuka aykırı düzenlemelerdir.
Üniversite öğrencilerinin içinde bulunduğu sıkıntılı mali imkanlarını kullanarak onların emeklerinin sömürülmesi noktasında istihdamı haksız bir uygulama olacaktır. Eğer söz konusu işlerde öğrenci çalıştırılmak isteniyorsa yapılması gereken emek sömürüsüne yol açabilecek özel bir düzenleme yapmak değil, bu kısmi çalışmaların İş Kanununa tabi olmasını temin etmektir ki bu da doğal ve doğru olandır.
Diğer husus ise ÖSYM tarafından yapılan sınavlara ait soru ve cevapların kamuoyuna kapatılmasıdır. Alt komisyon aşamasında ÖSYM yetkilisi bunun gerekçesi olarak ilerde yapılması düşünülen elektronik sınavlar için sorulara ihtiyaç duyulacağını, soruların paylaşılmaması durumunda soru havuzunun eksilmeyeceğini ve soru sayısını artırmanın da zor olmasını ileri sürmüştür. Bu durum zor ama doğru olanın değil kolay ama yanlış olanın seçilmesi anlamına gelmektedir. Yapılması gereken şeffaflıktan ve dolayısıyla da hesap verebilirlikten uzaklaşmak değil, yeni sorular üretmenin yollarını bulmaktır. ÖSYM'nin yeni sorular bulması için sınavların saygınlığına daha fazla gölge düşürülmemeli, soru ve cevapların bilgi edinme kapsamından çıkarılmasından vazgeçilmelidir. 


KİŞİSEL VERİLER- SAĞLIK VERİLERİ
Anayasa Mahkemesi'nin iptal ettiği Kararname, Torba'da:
h) 11/10/2011 tarihli ve 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin;
3) 47 nci maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“(1) Bakanlık ve bağlı kuruluşları, mevzuatla kendilerine verilen görevleri, e-devlet uygulamalarına uygun olarak daha etkin ve daha hızlı biçimde yerine getirebilmek için, bütün kamu ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarından; sağlık hizmeti alanların, aldıkları sağlık hizmetinin gereği olarak ilgili sağlık kurum ve kuruluşuna vermek zorunda oldukları kişisel bilgileri ve bu kimselere verilen hizmete ilişkin bilgileri her türlü vasıtayla toplamaya, işlemeye ve paylaşmaya yetkilidir.
(2) Bakanlık ve bağlı kuruluşları işlediği kişisel sağlık verilerini ilgili üçüncü kişiler ve kamu kurum ve kuruluşları ile ancak bu kişi ve kurumların bu verilere erişebileceği hususunda kanunen yetkili olması hâlinde görevlerini yapmalarına yetecek derecede paylaşabilir.
(3) Bakanlık ve bağlı kuruluşları, mevzuatla kendilerine verilen görevleri yerine getirebilmek için gereken bilgileri, kamu ve özel ilgili bütün kişi ve kuruluşlardan istemeye yetkilidir. İlgili kişi ve kuruluşlar istenilen bilgileri vermekle yükümlüdür.” 
Ve dahası...

Uygulamada tam da bu konuyla ilgili bir haber: 4 Ağustos 2013 - taraf


Bir 11 Temmuz haberi: Cumhuriyet
TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nda, siyasi partiler toplam 48 maddede uzlaşma sağladı.
......
Kişisel bilgi ve verilerin korunması:

Madde 11. (1) Kişisel bilgi ve verilerin gizliliği esastır.

(2) Herkes, kişisel bilgi ve verilerinin korunması hakkına sahiptir. Bu hak; kişisel bilgi ve verileri konusunda bilgilendirilme, bunlara erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar.

(3) Kişisel bilgi ve veriler, ancak kişinin açık rızasına veya kanunla öngörülen meşru bir sebebe dayalı olarak, ayrımcılığa yol açmayacak şekilde toplanabilir, işlenebilir ve kullanılabilir. Kişisel bilgi ve veriler otomatik olarak toplanamaz veya işlenemez.

(4) Kişisel bilgi ve verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller, bu hakkın etkili olarak kullanılmasını sağlayacak şekilde kanunla düzenlenir.
.....

Amazon usulü ekleme: Bunları okuyanlar şunlara da bakabilir!:
Türk Diş Hekimleri Birliği uyarısı
PAYLAŞIMINA İLİŞKİN YÖNETMELİK
Bir danışmanlık grubundan uygulamaya dair bir haber...


6 Haziran 2013

TÜRKİYE'DE TWITTER GÖZALTILARI ya da "CHILLING EFFECT"

Dünden beri gündemin tepesine çıkıveren konulardan biri de İzmir'de pek çok gencin Twitter'da yaydıkları mesajlar yoluyla suç işledikleri iddiası ile gözaltına alınması oldu.

Bu konuda dün akşam Açık Dergi'de bazı görüşler paylaştık. Kerem Altıparmak ve Yaman Akdeniz'in Londra'dan yolladıkları Basın Açıklaması'nı da duyurduk.
Bu çocukların gözltına alınmasının çok önemli bir diğer sonucunun bu açıklamada da değinildiği gibi ifade özgürlüğü literatüründe "Chilling Effect": "Dalga Etkisi" diye adlandırılan, "topluma bir gözdağı verme" olabileceğinin de üzerinde durduk. Kayıtlar şurada: Açık Radyo
Murat Lostar da Twitter kullanıcılarının alması gereken tedbirleri teknik açıdan bir kere daha açıkladı...




7 Mayıs 2013

6 Mayıs Pazartesi, Açık Radyo'da: Dünyada ve Türkiye'deki Önemli Gelişmeler

Bugün Murat Lostar ile birlikte Bilgi Çağının Hukuku programında bu programın bir önceki dönemde son yayınından bugüne, dünyada ve Türkiye'de bilgi çağının hukuku bağlamındaki önemli gelişmeleri gözden geçirdik...
Özetle 2012'nin dünyada dijital aktivizmin baskın çıktığı bir yıl olduğunu, bunları bastırmak için Rusya, Çin, UK, ABD'de olduğu gibi yasal düzenleme girişimlerinin de ağırlaştığını belirttik. Buna rağmen örneğin ABD (SOPA; ACTA, PIPA, CISPA) ve EFF örneğinde olduğu gibi sivil toplum örgütlerinin çoğu yasa tasarısının kanunlaşmasını engellediği ya da geciktirdiğine değindik. Türkiye'de de benzer gelişmeler yaşanırken Kişisel Verileri Koruma Kanunu ve İzinli Dijital Pazarlama gibi bir an önce kanunlaşması gereken kimi tasarıların hala kanunlaşamadığını gördük. İkinci bölümde AP haber ajansının şifresi ele geçirilen Twitter hesabı üzerinden verilen mesaj üzerine yaşanan olumsuzlukları ve bu gibi durumlarla karşılaşılmaması için kimlerin neler yaptığını, yapması gerektiğine eğildik...

Açık Radyo, Açık Radyo - Podcast dinleyenlerinden veya bizi bu blog ya da programın FaceBook sayfası üzerinden dinleyenlerin bu programda konu edilmesini istedikleri konuları bilgicagininhukuku (at) gmail .com e.postası yoluyla bize iletmelerinden çok mutlu olacağımızı da duyurduk!

Programın yayın kopyası şurada: Archive.Org/ BCH 6 Mayıs 2013
Müzik: Yamato, "Just Do It"

2 Ocak 2013

AVRUPA DEMİRYOLLARI ve VERİ KORUMA ZAAFI...

-Bugün öğle molasında Fransız TV5 kanalında içeriğini tam anlayamadığım, buna rağmen pek heyecanla izlediğim bir haberden sonra sıcağı sıcağına yaptığım İngilizce Google taraması sonuçları! Fransızca bilenler daha çok sayıda kaynağa ulaşabilir elbette! - 

Avrupa Demiryolları'nın (SNCB) Brüksel'deki Merkezinde Veri Koruma Zaafı!

2012'nin son günlerinde gazeteci, politikacı, oyuncu, sporcular başta olmak üzere, SNCB Europe web sitesine üye olan 1,5 milyon kişiye ait kişisel bilgilerin ele geçirildiği ortaya çıkmış...

Durum ilk kez bir Forum sitesinde, "Megatroll" takma adlı kullanıcının bu bilgileri açıklaması üzerine farkedilmiş. (Adam şu anda hala orada, bizde olsa çoktan Forum dışı bırakılmış mıydı acaba? Yoksa bitmeyen RedHack ve benzeri faaliyetler sonucu bu konuda bir hoşgörü ya da bağışıklık kazanıldı mı dersiniz?)

"WaterGate" skandalına bir gönderme olarak kısa sürede "SNCBGate" ve/veya "NMBSGate" olarak adlandırılan bu olay kısa sürede Twitter'da aynı ad altındaki "hashtag"lerle bütün dünyada duyulmuş...

SCNB'nin bu konuda yaptığı açıklama yetersiz bulunuyor ve daha ciddi bir "özür" bekleniyor. SCNB, bu açıklamada "ama şifreler ve ödeme bilgileri çalınmadı yalnız diğer verileriniz gitti.." diyerek panik yaratmamaya çalışıyor.

Öte yandan siteye üye olanlar, verilen birden çok adres üzerinden kendi bilgilerinin de ele geçirilip geçirilmediğini kontrol etmekteler...

Örneğin EFF'nin verdiği link de aynı kaynaklı: SNCB LEAK

Konuyu derli toplu biçimde özetleyen ve kullanıcılara "Privacy Commission"a bir şikayet dilekçesi yollamalarını tavsiye eden "Identity Underground" blogunda, Peter Gleen'in yazısı da şurada:

Did the Belgian Railways (NMBS/SNCB) leak your data? « Identity Underground

12 Ekim 2012

12 ve 19 Ekim 2012 konuğu: Doç. Dr. Nilgün Başalp

Açık Radyo, FM 94.9 Bilgi Çağının Hukuku Programı
Yayın Tarihi: 12 Ekim 2012, Cuma ve 19 Ekim 2012, Cuma
Yayın Saati: 13.00-13.30
Konuk: Yar. Doç. Dr. Nilgün Başalp
Konu: Kişisel Verilerin Korunması, Dünyada ve Türkiye'deki durum ve Kişisel Verilerin Korunması Kanunu
Yar. Doç. Dr. Nilgün Başalp

Nilgün Başalp ile Türkiye'de bir türlü kesinleşip yürürlüğe giremeyen Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun yirmi yıla yaklaşan serüvenini gözden geçirdik. Asıl olarak 17 yıl önce çıkmış AB Veri Koruma Direktifi'ne göre biçimlendirilen tasarının yeniden ele alındığını ve şu anda TBMM gündemine gelmek üzere olanın yeniden yazıldığını öğrendik.
Başalp bu konuda yapılmış iki çalıştaya değinirken,  Bilgi ve Sabancı Üniversitesi işbirliği ile düzenlenen ve Adalet Bakanlığı katılımıyla yapılacak olan konferans hakkında da bilgi verdi...
Bu arada Avrupa Komisyonu'nun gerek Veri Koruma Direktifi'nde kimi değişiklikler yapacak olan ve kesinleştiği anda kendiliğinden üye ülke iç hukuklarında da geçerli olacak "Regülasyon" ile öngörülen "Unutulma Hakkı"nın ne olup ne olmadığına değindik.

Haftaya devam edeceğiz aynı konuya.

Bu yayını dinlemek için: Açık Radyo Podcast
*********************************************************
Aynı konuda devam ederek 19 Ekim 2012, Cuma günü yaptığımız ikinci programın kaydını dinlemek için: Açık Radyo Podcast
*********************************************************

5 Ekim 2012

5 Ekim 2012, Cuma konuğu: SİNAN OYMACI

Açık Radyo FM 94.9 "Bilgi Çağının Hukuku" Programı
Yayın Tarihi: 5 Ekim 2012, Cuma, 13.00-13.30
Konuk: Sinan OYMACI

Hazırlayıp Sunan: Avniye Tansug
Konu: Kurumsal İçerik Yönetimi, "Big Data"

Yayın Kopyası: Açık Radyo Podcast
Arada çalınan şarkı: Pink Floyd- "The Wall"

-Bugün yılların bilgi teknolojileri uzmanı Sinan Oymacı konuğum olacak. Onunla yeni projesi "Kurumsal İçerik Yönetimi" hakkında konuşacağız. Şirketlerin kendi bilgilerine doğru dürüst sahip çıkması ve onları iyi değerlendirmesi ve bu konunun hukuki boyutları hakkında kısacası. Bu sabah erkenden bu program için konu başlıkları hazırlarken rastladığım içerik ile uzunca süre uğraşınca şuraya da bir özet düşmeden geçemedim! "Big Data" konusuna gene devam edeceğim...-

Bir günde 2,5 kentilyon data üretimi ile kümüle olan veri yığını "Big Data"nın 4 boyutu var: Hacım, Hız (viral yayılma), Çeşitlilik, Doğruluğunun tartışılır olması. 
IBM'e göre dünya üzerindeki tüm verilerin %90'ı son 2 yıl içinde üremiş... 

Bu kadar çok sayısal bilgi nerelerden kaynaklanıyor? Hava durumu öğrenmeden sosyal ağlara yollanan mesajlar, yollananlar için "Beğeni" belirtmeler, resim, video paylaşımları, mobil telefonların GPS sinyalleri, v.b. 

Bütün bu durum mahremiyet ve kişisel bilgilerin korunması konusunda ciddi hukuki sorunlar yaratmakta. Çünkü bu "data" birileri tarafından "kullanılmakta"!  Bu alanın hukuk çevreleri de bu konudaki ihlalleri önleyici tedbirler ve risk yönetimi ile koruyucu danışmanlık alanlarına yöneliyor...

-Sinan Oymacı'nın kişisel web sitesi: www.sinanoymaci.com-

6 Mayıs 2012

"BEĞEN"MEK KORUNMUYOR!

NYT'dan:
NORFOLK, Va. (AP) — The “like” button on Facebook seems a relatively clear way to express your support for something, but a federal judge says that does not mean clicking it is constitutionally protected speech...

22 Mart 2012

KAYITLI ELEKTRONİK POSTA SİSTEMİNE İLİŞKİN USUL VE ESASLAR HAKKINDA YÖNETMELİK

6 Nisan 2012 tarihine kadar kamuoyu görüşüne açılmış durumda:


7/3/2012-Kayıtlı Elektronik Posta Rehberi Ve Kayıtlı Elektronik Posta Hesabı Adreslerine İlişkin Usul Ve Esaslar taslağı 06.04.2012 tarihine kadar kamuoyu görüşüne açılmıştır.


Kişisel bilgiler nasıl korunacak:


KAYITLI ELEKTRONİK POSTA SİSTEMİNE İLİŞKİN USUL VE ESASLAR HAKKINDA YÖNETMELİK'ten...
25 Ağustos 2011, 28036 sayılı R.G.



DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Yükümlülükler
KEPHS’nin (Kayıtlı elektronik posta hizmet sağlayıcısı) yükümlülükleri
MADDE 16 – (1) KEPHS;
a) Sakla-ilet ve sakla-bildir çalışma modellerinin biri veya her ikisi ile hizmet vermekle,
b) Sunmakta olduğu hizmetler için, bu Yönetmelikte belirlenen kriterlere uygun olarak bu
hizmetlerin gerektirdiği güvenlik seviyelerine uygun ve güvenilir bir kimlik doğrulama
mekanizması tesis etmekle,c) KEP hesabının kullanıma kapatılmasına ilişkin taleplerin alınması ve derhâl
gerçekleştirilebilmesi için yedi gün yirmidört saat erişilebilir bir hizmeti sunmakla,
ç) KEP hesabının ve bu hesap üzerinden verilen hizmetlerin güvenliğini, gizliliğini ve 
bütünlüğünü sağlamakla,
d) Kişisel verilerin korunması için gerekli tedbirleri almakla,
e) KEP sisteminin tüm süreçlerine ilişkin günlük kayıtlarını güvenliğini, gizliliğini ve 
bütünlüğünü sağlayarak kayıt altına almakla,
f) KEP sisteminin tüm süreçlerinde  oluşturulan KEP iletilerini ve KEP delillerini ilgili 
KEP hesabına anlaşılabilir ve okunabilir bir şekilde iletmekle, hesap sahibinin talebi hâlinde, 
KEP hesabına gelen iletilerin teslim alınmasına ilişkin bilgileri, alternatif iletişim kanalları 
üzerinden bildirmekle, 
g) KEP hesabına bir web ara yüzü veya elektronik posta istemci programları üzerinden 
güvenli bir şekilde erişilebilmesini, iletilerin okunabilmesini ve gönderilebilmesini sağlamakla, 
ğ) Hesap sahibinin önceden onayını almak kaydıyla kendisine ait bilgiler ile KEP hesabı 
bilgilerinden oluşan KEP rehberini tüm hesap sahipleri ve işlem yetkililerinin erişimine yedi 
gün yirmidört saat kesintisiz olarak açık tutmakla, kendi sistemleri üzerinde bulunan KEP 
hesaplarına ilişkin değişiklikleri ilgili KEP rehberine gerçek zamanlı olarak işleyerek 
güncellemekle ve diğer KEPHS’lerle birlikte KEP rehberini gerçek zamanlı olarak güncel 
tutmak için gerekli teknik altyapıyı kurmak ve işletmekle, 
h) KEP hesabının kullanılmasını sağlayan ara yüzleri engelli kişilerin de erişimlerini 
sağlayacak şekilde Tebliğ’de belirtilen standartlara uygun olarak hazırlamakla,
ı) KEP sisteminin tüm süreçlerine ve işleyişine ilişkin bilgi, belge ve elektronik veriler 
ile, işlemlerin yapıldığı zamana ve işlemleri yapan kişiye veya kişilere ait bilgileri içeren 
kayıtları gizliliğini, bütünlüğünü ve erişilebilirliğini koruyarak en az yirmi yıl süreyle 
saklamakla,
i) KEP hesabının ilk kullanımından önce hesap sahibini ve varsa işlem yetkilisini KEP
sistemine ilişkin tüm süreçler hakkında bilgilendirmekle,
j) Sözleşmenin veya taahhütnamenin yenilenmemesi durumunda KEP hesabının
kullanıma kapatılacağına ilişkin hesap sahibini ve işlem yetkilisini sözleşme veya taahhütname
süresinin sona ermesinden üç ay önce uygun iletişim kanallarından en az birisi ile
bilgilendirmekle,
k) KEP hesabının kapatılması sürecinde, herhangi bir mağduriyetin yaşanmamasını
temînen gerekli tedbirleri almakla,
l) KEP sistemine ilişkin ana ve yedek sistemlerini Türkiye Cumhuriyeti sınırları
içerisinde bulundurmakla,
m) KEP sistemindeki tüm imzalama süreçlerinde ESHS’ler tarafından KEPHS için
oluşturulan işlem sertifikasını kullanmakla,
n) Hesap sahibinin veya işlem yetkilisinin talep etmesi hâlinde KEP delillerinin gerçek
zamanlı olarak doğrulanması hizmetini sunmakla,
yükümlüdür.
http://www.tk.gov.tr/duyurular/dosyalar/KEP_Yonetmelik.pdf

7 Şubat 2012

Türk İnternet | Siber Güvenlik Hukuku Çalıştayı Sonuç Bildirgesi Açıklandı

Türk İnternet | Siber Güvenlik Hukuku Çalıştayı Sonuç Bildirgesi Açıklandı:

Çalıştay sonucunda elde edilen çıktılar ve ülkemiz için yapılması gereken hususlar ile ilgili öneriler aşağıda başlıklar halinde şöyle verildi.

  1. Günümüzde kişi, kurum ve kuruluşlara ait bilgi varlıklarının hacminin ve çeşitliliğinin geçmişe oranla ciddi artışlar gösterdiği. Artık bilgi varlıklarımızın çok büyük ölçüde sayısallaştığı ve bu durumunun gerek kamu gerekse özel iş süreçlerini kolaylaştırdığı. Geçmişte mümkün olmayan yeni servisleri mümkün hale getirdiği. Ancak bütün bunların yanı sıra hayatımızın birçok yönünü ve evresini kapsayan siber uzay altyapısının güvenliğinin sağlanması konusunun ciddi bir problem olduğunun taraflarca kabul edildiği ve gerekli eylemlerin ivedilikle hayata geçirilmesi gerektiği.
  2. Başta Kamu olmak üzere tüm kurum ve kuruluşların birçok hizmetlerini internet ortamında sunmaya başlamasıyla birlikte bu ortamda yaşanacak olumsuzlukların kişisel, sosyal ve ekonomik hayatımızı önemli ölçüde etkilediği. Etkili tedbirler alınmadığı takdirde gelecekte yaşanabilecek olumsuzlukların daha da artacağı. Oluşabilecek siber güvenlik vakalarının hem maddi hem de manevi zararlar verebileceği. Bu tür zararlarının büyük ölçüde engellenebilmesi için ilgili tüm taraflara görevler düştüğü.
  3. Ülkemizde bilişim ve internet ortamında işlenen suçlar ile ilgili mevcut mevzuat değerlendirildiğinde, 5237 sayılı “Türk Ceza Kanunu”, 5651 sayılı “İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun”, 5070 sayılı “Elektronik İmza Kanunu” gibi kanunlar ve ilgili yönetmeliklerle siber güvenlik hukuku altyapısının desteklendiği fakat sadece bu düzenlemelerle günümüz ihtiyaçlarının tümüyle karşılanmasının mümkün olmadığı.
  4. Siber güvenlik hukuku mevzuat çalışmalarında, hukukçu, teknik kişi, sosyolog-psikolog gibi sosyal bilimci vb. farklı disiplinlerinden oluşan mesleki uzmanların katkı vermesinin hukuki ve teknik altyapı uyumluluğunun sağlanması noktasında önem arz ettiği.
  5. Bireyleri ve toplumu siber güvenlik vakalarının muhtemel olumsuzluklarından korumak için, mevzuat, standart, eğitim ve denetleme unsurlarının tümünü içerecek kapsamlı bir altyapının ilgili taraflarının katkı ve katılımıyla oluşturulması gerektiği.
  6. Siber güvenliğin sağlanması ve vatandaşlarının her türlü veri ve bilgilerinin korunmasının yasal güvence altına alınabilmesi için hukuk bütünlüğü içinde ilgili yasa ve yönetmelikleri içeren mevzuatın siber alandaki günümüz ihtiyaçlarını kapsayacak biçimde hazırlanması gerektiği.
  7. Siber varlıkların sınırlarının ve bu varlıklar arasındaki iletişimin ulusal sınırları aştığı. Siber ortamda saldırgan ve mağdurların çoğu durumda farklı ülkelerde yer alabildiği. dolayısıyla siber güvenlik alanında, uluslararası birlikte çalışılabilirlik mekanizmalarının ve sözleşmelerin önem kazandığı. Önümüzdeki günlerde uluslararası işbirliklerinin daha da arttırılmasına ihtiyaç olduğu.
  8. Türkiye’nin Avrupa Konseyi Üyesi 47 ülke tarafından imzalanan “Siber Suçlar Sözleşmesini” imzaladığı ve yürürlüğe girmesi için T.B.M.M onayını beklediği. Bu sözleşmenin Meclis tarafından onaylanmasına müteakip iç hukuka uyarlanması gerektiği. Bu sözleşme kapsamınca özellikle vatandaşların kişisel verilerinin diğer ülkelerle paylaşımı hususundaki düzenlemelerin dikkatlice irdelenmesi gerektirdiği.
  9. Yasalaşmayı bekleyen “Kişisel Verilerin Korunması Yasa Tasarısının” farklı görüşlerin, yaklaşım ve kaygılarını da dikkate alarak kapsamlı şekilde değerlendirmesi gerektiği, bu konudaki yasal boşluğun bir an önce giderilmesine ihtiyaç olduğu.
  10. Kişisel verilerinin korunmasıyla ilgili yasal düzenlemelerde, vatandaşlarının gizli kalması gereken kişisel veri ve bilgisine erişimde, istisnai durumlar olarak tanımlanan ve tanımlanacak olan hususların açık kriterlere bağlanmasına ihtiyaç olduğu. Bu yasal düzenlemelerde ülkemizde vatandaşların en önemli kişisel verilerinden olan genetik ve DNA bilgilerin gizliliğinin sağlanması konularının göz önünde bulundurulması gerektiği.
  11. Siber güvenlik ve kişisel verilerin korunması hususundaki yasal mevzuat çalışmalarında katılımcılık ve şeffaflık ilkelerinin gözetilmesi gerektiği ve bu düzenlemelerinin hem idarenin hem de halkın talep ve menfaatlerini azami ölçüde gözetmesinin beklendiği.
  12. Kamu kurumları ile bankacılık, telekomünikasyon vb. hizmet sunucu özel kuruluşlarının kullandıkları bilişim altyapılarının, önceden belirlenmiş ve yasal düzenlemelerdeki ihtiyaçlara cevap veren standartlara sahip olması gerektiği. Bu bağlamda öncelikli olarak uluslararası güvenlik standartlarından da faydalanılarak ulusal siber altyapı güvenliği standartlarının belirlenmesine ve uygulanmasına ihtiyaç olduğu.
  13. Mevzuatta tarifi yapılmayan ve/veya içtihada bağlanmayan siber suçlarının, adli süreçlerde sorumluluğunun belirlenmesi ve dağıtılması hususlarının zorlaştırdığı; mevcut Türk Ceza Kanununda tarifi yapılmayan suç ve taraf tanımlarının yapılarak bu konudaki eksikliklerin giderilmesinin adli süreçlerin hızlı ve sağlıklı ilerlemesi açısından önem arz ettiği.
  14. Fikri ve Sınaî Haklar Yasasında, yazılımların eser olarak tanımlandığı ve aynı yasanın 16. Maddesinde yazılımlarının değiştirilmesi hakkının manevi haklar kapsamında değerlendirildiği ve bu durumun özellikle kullanılan yazılımlarının güvenlik amaçlı olarak değiştirilmesi önünde engellere sebebiyet verdiği. Bu problemin özellikle yabacı menşeli savunma sınaî yazılımları için çok ciddi bir problem olarak ortada durduğu ve çözüm beklediği.
  15. Başta A.B.D ve batı Avrupa ülkeleri olmak üzere siber suçlarla mücadele için çok ciddi mali kaynaklarının ayrıldığı, siber güvenlik politika ve strateji belgeleri oluşturulduğu; Ülkemizde bu yönde eksiklikler olduğu ve bu eksikliklerin ivedilikle giderilmesine ihtiyaç olduğu.
  16. Kamu kurum ve kuruluşlarının siber güvenlik alanında bilgi, beceri ve imkanları arasında ciddi farklılıklar olduğu; kurumlar arası bu alandaki bilgi ve tecrübelerinin paylaşılması ve giderilmesi gerektiği.
  17. Başta bankalar olmak üzere, ticaret ve hizmet hayatının önemli kuruluşların, şeffaflığı sağlamak ve hizmet alıcıları bilgilendirmek için yaşanan bilgi güvenliği açıklarını hesap sahipleri ile veya kamuoyu ile paylaşmaları gerektiği.
  18. Ülkemizde siber güvenlik hukuku konusunda daha fazla uzman yetiştirilmesine ihtiyaç olduğu ve bu konuda üniversitelerin ve kurumların gerekli eğitim, sertifikasyon ve tez çalışmaları yapılmasına imkan sağlamasının daha çok faydalar getireceği ve sürecin sağlılık olarak yönetilmesine büyük katkılar sağlayacağı.
  19. Ülke ekonomisi, kamu refahı ve güvenliği için çok önem arz eden su, elektrik, gaz, telekomünikasyon ve finans gibi sektörlerin kullandığı bilişim ve otomasyon altyapılarının AB Ülkelerinde ve A.B.D’de “Kritik Altyapılar” olarak nitelendirildiği. Bu tür altyapıların sürekli ve güvenli hizmet verebilmesi için ulusal güvenlik, risk değerlendirme ve denetleme standartlarının belirlenmesine ihtiyaç olduğu. Kamu, özel ayrımı yapmadan ülke Kritik Altyapının korunması için hukuki ve teknik düzenlemelerin ayrıca ve ivedilikle ele alınması gerektiği; bu konuda yürütülecek bilimsel çalışmaların desteklenmesinin faydalar getireceği.
  20. Ulusal siber güvenliğin en önemli hukuki altyapısını oluşturacak olan “Ulusal Siber Güvenlik Yasa Tasarısının” ivedilikle gündeme alınması ve yasalaştırılmasının son derece önemli olduğu.
  21. Bütün bunların yanı sıra; Ulusal Bilgi Güvenliği konusunda politika belirlemek, strateji geliştirmek, Siber Güvenlik alanında her türlü koordinasyonu sağlamak, planlanma ve uygulamaları gerçekleştirmek, Siber savunma gücünü oluşturmak, Ulusal anlamda bütün kritik altyapı ve ülke varlıklarını savunmak, gerektiğinde müdahale etmek ve toplu saldırılar karşısında gerekli koordinasyonu sağlamak amacıyla BOME, C-SIRT gibi birimleri de içerisine alan bir “Siber Güvenlik Ulusal Koordinasyon Kurulunun” ivedilikle hayata geçirilmesi ve
  22. Yapılan bu ve bundan önceki etkinliklerin ülkemizde siber güvenlik farkındalığının artmasına katkılar sağladığı gibi 17-19 Mayıs 2012’de yapılacak olan “V. Uluslararası Bilgi Güvenliği ve Kriptoloji” konferansının da (www.iscturkey.org) ana temasının “Siber Güvenlik” olarak seçilmesinin ülkemizde bu sürecin daha hızlı olarak gelişmesi ve yönetilmesine büyük katkılar sağlayacağı
    değerlendirilmektedir.

10 Ocak 2011

Bugün Serdar Kuzuloğlu konuğumuzdu!

Acik Radyo, Bilgi Caginin Hukuku Programi
Yayin: 10 Ocak 2011, 10.30-11.00
Konuk: Serdar Kuzuloglu
Konu: Sosyal Medya ve Mahremiyet
Podcast: Acik Radyo
Hazirlayip Sunan: Avniye Tansug
Muzik: Nick Drake - "Pink Moon"

11 Ocak 2009

"RFID" GELIYOR DIYE SEVİNENLER...

RFID sahaya iniyor futbol yorumcuları yeni iş arasın

İngilizcesi, Radio Frequency Identification. Kısaltması RFID. Türkçe karşılığı, radyo frekansı ile tanımlama.

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/10749105.asp?yazarid=29

13 Ekim 2008

6 Ekim Pazartesi: Av.Vedat GÜRER ile "FAST"

Bugün Av. Vedat Gürer ile FAST: "Future Attributing Screening Technology" ya da "Kötü niyet Detektörü"nden yola çıkarak özel yaşamın gizliliğini konuştuk...

20 Mayıs 2008

19 ve 26 Mayıs Pazartesi konuğu: Dr. Yaman AKDENİZ

Açık Radyo'da Dr. Yaman Akdeniz ile 19 Mayıs 2008, Gençlik ve Spor Bayramı'nda bilgi çağının hukuku alanında uzmanlaşmak isteyen ya da akademik kariyeri seçen gençlere yönelik bir program yaptık... Dr. Akdeniz en çok Internet üzerinden yapılan araştırmaların "sığ" olmaması için dikkat edilecek hususlar üzerinde durdu...

Aynı gün 26 Mayıs Pzt. için de bir ön kayıt yaptık ve o programda "sansür" ve "sivil toplum kuruluşlarının tutumu" üzerinde duruldu... 5651 sayılı kanun doğal olarak yine gündemdeydi.

Dr. Akdeniz, bu arada Kişisel Verilerin Korunması ve Devlet Sırları kanun tasarılarını incelediğini ve "beğendiğini" de belirtti...

19 Mayıs'taki programda verilen arada "Murder Balletts" albumünden "Where The Wild Roses Grow" adlı Kyle Minogue ve Nick Cave düeti, 26 Mayıs programında da aynı albümden "Nick Cave & Bad Seeds" söylediği "Henry Lee" adlı parça dinlendi.

11 Şubat 2008

4 Şubat ve 11 Şubat 2008, Açık Radyo'da Av. Ali Osman ÖZDİLEK...

Bilgi Çağının Hukuku programı, Av. Ali Osman Özdilek'i konuk ederek 4 Şubat'ta "Kişisel Bilgilerin Gizliliği"ni, 11 Şubat'ta ise Türkiye'de bu konuda ortaya çıkan hukuki uyuşmazlıklarla bu bağlamda "Facebook" olgusunu ele aldı...
Özdilek, sonuncunun ve "MSN" gibi eşzamanlı iletişim kanallarının çok sakınımlı kullanılmadığı takdirde kişisel bilgilerin korunması açısından sakıncalar içerdiğini, ayrıca iş verimini de düşürdüğünü ileri sürdü...

4 Şubat programında Arno'dan "Fais Gaffe" ("Gaf Yap"!) -"French Bazaar" albumünden- , 11 Şubat'ta yine Arno'dan "Tout la Nuit" ("Bütün Gece") -"Jud de Box" albumünden- parçalarını çaldık...

22 Ocak 2008

AB Veri Bakanı: "IP ADRESLERİ KİŞİSEL BİLGİ SAYILIR"

AB hukukuna göre kişisel verilerin korunmasıyla yükümlü bir grup bürokrat IP adreslerini korunması gerekli "kişisel bilgiler"den sayıyor:
Haberin ayrıntısı burada!

2 Ağustos 2007

6 ve 13 Ağustos Açık Radyo'da: Av. Ceylin BEYLİ



6 Ağustos ve 13 Ağustos Pazartesi programlarının konuğu Avukat Ceylin Belli. Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdikten sonra Leeds Üniversitesi (UK) Siber Hukuk bölümünde LL.M (hukuk "master") çalışmasını tamamlayan Beyli, 4 yıldır bir hukuk bürosunda avukat olarak çalışıyor. Onunla kişisel verilerin korunması konusundaki kanun taslağının eski ve son versiyonları hakkında konuşuyoruz ilk programda. İkinci program ise bilgi çağının hukuku konusunda "eğitim"e ayrılıyor...

İlk programda Mary Martin ve Patricia Neway'in söylediği "My Favorite Things", ikincisinde Miles Davis'in "So What" parçalarını dinleyeceğiz!