"Technosociology.org" başlıklı blogunda teknolojinin toplumla ilişkisi konusundaki görüşlerini paylaşıyor...
(Bir önceki gönderide de onun Dijital Düalizm konusundaki yazısının bağlantısını koymuştum...)
Oysa daha pek taze bir Türkçe yazısı da burada çıkmış, farketmemişim...
Bilgi Çağı'nda yayınlanan "Ne iyi niyetli kral ne de eksik demokrasi isteyenler ne yapsın? "- başlıklı Türkçe yazısından alıntılar:
"Yeni çıkan “Consent of the Networked” kitabının yazarı Rebecca McKinnon buna “Facebookistan” diyor. Bence buna Zuckerberg krallığı demek de mümkün, çünkü bu bırakın demokrasiyi, bir cumhuriyet bile değil. Bu kraliyetin hukuku ise “Terms of Service” tarafından belirleniyor. Hani avukatlar tarafından yazılan, anlaşılmazlığını vurgulamak için İngilizce “legalese” yani “hukukça” diye nitelenen, kimsenin okumadığı, “kabul ediyorum” diyerek tıklanılıp geçilen o uzun metinler. Eğer detaylarına bakarsanız da kullanıcıların haklarının aslında hemen hemen hiç olduğunu görürsünüz. Bu kraliyetlerin sloganı “ya sev, ya terket” olarak özetlenebilir."
"..Twitter’ın yeni anons ettiği ülke bazında Twitter bloklama sürecini işte bu bağlamda incelemek gerekiyor. Bir yandan, Twitter gibi küresel şirketlerin sonsuza dek hiçbir ulus-devletin hukukunu tanımadan hareket etmeleri mümkün degil. Zaten şu anda olan da o değil. Hemen bütün bu şirketler ABD kökenli olduğu için hepsi uzun zamandır ABD yasalarını uyguluyorlar--ve hepsi bu yasalara göre çıkmış mahkeme kararlarıyla belli sayfa, tvit ya da güncellemeleri siliyorlar. Daha da kötüsü, bu şirketler ABD’li politikacıların “önerileri”ne kolaylıkla teslim bayrağı açabililiyorlar. Örneğin Wikileaks bir dönem belgelerini aslında önemli bir işi “bulut” bilgisayarcılığı olan Amazon’un “server”larında tutuyordu; muhafazakar ve şahin olarak bilinen Senatör Joe Lieberman’ın Amazon yöneticilerine yaptığı telefonların ardından Amazon Wikileaks’i sistemlerinden kovdu. Açıklaması da “Terms of Service” buna izin veriyorun ötesine geçmedi. “Ya sev, ya terket” kraliyetinde hukuk bazen böyle işle(me)yebiliyor."
"..Yani tvitler yayınlanmadan önce silinmeyecek; “a priori” sansür uygulamayacak. Kullanıcılar isterlerse menüleri kullanarak Twitter’ın IP üzerinden otomatik olarak belirledikleri ülke ayarları değiştirebilecekler; böylece kendi ülkelerinde bloklanan tviti görebilecekler. Son ve belki de en önemli olarak, Twitter bütün bloklanan tvitlerichillingeffects.org/twitter adresinde ekli hukuksal kararla birlikte yayınlayacak.
Görüldüğü gibi bütün bunları sadece sansür politikası olarak görmek yerine bir Internet platformunun ulus-devlet hukukuyla çatıştığında ne yapacağını kullanıcılarına şeffaf bir şekilde açıklaması olarak görmek gerekiyor. "